
-Seke seke ben geldim!
-Hoş geldin, safa geldin. Ne istiyorsun?
-Anam temizlik yaptı, yüreği yanmış; soğuk bir karpuz istiyorum.
-Seç seçebildiğini...
İzni koparınca, seke seke çocuklara yönelip herbirinin kafasını mıncıklayarak kelekleri, geçkinleri ne de güzel ayıklardım; ama olmadı. Kısmet bugüne imiş. Şimdilerde yaş kemâle ermiş de olsa, zayıf bacaklarım üstünde oflaya puflaya sekerek aynı oyunu edebiyatta oynamaya çalışıyorum. Edebiyat dünyasının geçkinleri-hamları, suluları-suyu kaçmışları, kuytuda fark edilmeyi bekleyen olgunları, kendini pahalıya satan kelekleri, sıkıp fiskeleyerek yahut okkalayıp şaplaklayarak sesini dinlediklerim, yiyip tadını sevdiklerim, yemeyip eşeğe verdiklerim, Nasreddin Hoca gibi "değdi-değmedi" derken hepsini silip süpürdüklerim üzerine diyeceklerim var ve onları yazmazsam eksikleneceğim.
Haydi, oyuna başlayalım.
-Seke seke ben geldim!Boyut (cm.): 13,5x19,5, Sayfa Sayısı: 312, Basım Yeri: İstanbul, Basım Tarihi: 2008-08-01, Kapak Türü: Karton kapak, Kağıt Türü: 2. Hamur, Dili: Türkçe